DLC Oyun

Dark Light

















Uncharted 3 İncelemesi
Bu Yazıyı Facebook'ta Paylas


Uncharted 3, hiç şüphe yokki bu senenin en çok beklenen oyunlarından birisiydi. Vakit geldi ve artık saatler Uncharted 3’ü beklemek değil oynamak ile geçicek. Peki ama bu kadar süre beklediğimiz, belki de PS3’ün en çok konuşulan oyunu olan Uncharted 3 bunu gerçekten hak ediyor mu? İşte DLC Oyun olarak bunun cevabını sizlerle paylaşıyoruz.

Sinema Filmi Havasında Bir Başlangıç

İnsan bütün sene boyunca bir oyunun haberini yapınca, ister istemez oyuna başlamadan önce birçok beklenti içerisinde oluyor. Biz de oyuna başlamadan önce yapabildiğimiz kadar beklenti ve ön yargılarımızdan kurtulmaya çalıştık. Aksi takdirde, büyük bir hayalkırıklığı yaşamaktan korkuyorduk ancak daha maceramızın ilk görüntülerinde bu korkularımızın ne kadar boş olduğunu farkettik çünkü Uncharted 3, bize beklentilerimizin üstünde bir macera sunacaktı bu daha ilk kareden belli oldu.

Oyuna bir bar köşesinde başlıyoruz. Usul usul biramızı içerken, hemen yanımızda bir takım kişilerin bir nevi anlaşma içerisinde olduklarını görüyoruz. Tam eller sıkışıcakken birden herşey ters dönüyor ve sandalyeler havada uçuşmaya başlıyor. İşte Uncharted 3’e ilk olarak bu kavgayla merhaba diyoruz. Daha bu andan itibaren, oyunda büyük bir görsel şovun olacağını anlamak hiçte zor olmuyor.

Kayıp Aranıyor

Oyun, sağlam bir hikayeyi temel alıyor. Rivayete göre, öfke tanrısı bir kabilenin yaşam tarzını ve yaptıklarını cezalandırmak istemiştir. Bu sebeple, yaşadıkları şehri Rub’al Khali isimli çöle gömmüş üzerini ise tonlarca kumla örtmüştür. İşte kahramanımız Nathan Drake’nin amacı, bu gizli kalmış şehri yeniden ortaya çıkarmak. Şehir bir çölün altına gömüldüğü için, maceramızın büyük bir bölümününde kızgın kumlarda geçmesi pekte sürpriz olmasa gerek.

Dünya’nın birçok noktasında çöllerin bulunuyor olması, kahramanımızın Suriye, İran, Irak gibi birden fazla ülkede savaşması anlamına geliyor. Bu macerada Türk unsurununda olması, açıkçası oyunu bizim açımızdan daha bir güzel hale getirmiş. Tabi, dünyanın çeşitli yerlerinde serüvene girdiğimiz için, bir o kadar da düşman edindiğimizi söylememize gerek yok sanırım. Ancak bunların içinde biri varki, oyun boyunca ne o bizim peşimizden ayrılıyor ne de biz ondan kurtulabiliyoruz. Alışılmışın aksine bu sefer düşmanımız Katherine Marlowe isimli bir kadın. O da tıpkı bizim gibi kayıp şehri arıyor. Ancak bizi ondan bir adım önde tutan bir unsur var. O da ikinci oyunumuzda da boynumuzda taşıdığımız yüzük.


Sayfalar: 1 2 3
Bu yazı için şuanda yapılmış bir yorum bulunmamakta.
Yorum Yap:





 Son İncelemeler En Yeni Ön İncelemeler En Son Eklenen Hileler Biraz Gülelim Son Yorumlar İnternetten