The House of the Dead Overkill incelememize başlamadan önce siz değerli okurlarımıza bir şeyi hatırlatmak istiyoruz. Hatırlarmısınız? Bayram harçlıklarımızı alır almaz nereye gittiğimizi, okulda ki yemek paralarımızla yemek almayıp okul çıkışlarında ne yaptığımızı, bunun için çoğu kez anne babalarımızdan azar işitsekte yine de en uğrak mekanlarımızdan birisi olan “o” yerlerden bir türlü vazgeçemediğimizi hatırlıyor musunuz? Bunları yapan okurlarımızın gözlerinin dalıp gittiğini görür gibiyim. Evet “Atari Salonları”. Çocukluğumuzun vazgeçilmez mekanları. Jetonla çalışan, oyun bittiği zaman nolur bitmiş olma diye bağırdığımız, dövüşçümüzün kalkmadığı zaman yumrukladığımız o makinalarla dolu salonları hangi oyuncu unutabilir ki?
İşte The House of the Dead’in geçmişinin de taaa o günlere dayandığını bir kez daha hatırlatmak istedim. O zamanlarda, PS3’ün esamesi bile okunmuyor bilgisayar oda boyutunda bir hesap makinası olup bundan daha iyisi yapılamaz deniyordu. Peki biz ne yapıyorduk? Jeton canavarı atari salonlarında ya Tekken ya da The House of the Dead oynuyorduk. Kim bilir belki de çoğumuz bu oyunu oynamış ancak adının bu olduğunu bile bilmeden bitirmiş olabiliriz. Ancak bu oyunun mazisinin Atari salonlarına kadar dayandığı gerçeğini değiştirmiyor. İşte SEGA, bu oyuna adeta bir vefa göstermek istemiş ve uzun bir zaman önce oyunu Wii’ye çıkartmıştı. Her ne olursa olsun zamanının iyi oyunlarından birisi olarak o zamanlarda piyasaya sürülmüş olan bu macera, maalesef Wii’nin yetersiz donanımı sayesinde çok çabuk eskimiş ve unutulmuştu. İşte SEGA bir kez daha oyunu canlandırmak istedi ama bu sefer Wii yerine daha doğru bir tercih olan PS3’ü seçti. Bakalım oyunda neler değişmiş.
Oyunun başlangıcında oldukça ilginç birkaç görüntü karşınıza çıkacak. Bir bayanın striptiz direği tarzında ki bir direğe tutunduğunu gördüğünüz zaman yanlış oyunu taktığını sanabilirsiniz ancak merak etmeyin. Bu sadece o güzelim kızın daha sonra ne hale geleceğini göstermek amacıyla hazırlanmış bir video. Burayı geçtikten sonra karşınıza gelen menüde üç farklı seçenek göreceksiniz. Bunlardan ilki Hikaye Modu. Bildiğiniz gibi ana oyunumuzu oluşturan bu mod, günümüz oyunlarından biraz daha kısa olmuş. Yaklaşık 5 saat gibi bir sürede tamamen bitirebileceğiniz bu kısmı biraz sonra zaten detaylıca anlatacağız. İkinci kısım ise Direction’s Cut bölümü ki burada çok fazla çeşitlilik olduğunu söyleyemeyeceğiz. Birkaç bölümden oluşan bu kısım, ana hikayeyi bitirenler için kısa bir serüvenden öte gitmiyor. Son bölümümüzü ise Mini Oyunlar oluşturuyor. Burası da tıpkı Direction’s Cuts bölümü gibi çok fazla beklentilere sahip olunmaması gereken bir yer. Yinede arkadaşlarımızla puan esaslı olarak yarışmamızı sağlayan Mini Oyunlar kısmı da bizi bir süre idare edecektir.
Oyunun hikayesi son derece basit ve sıradan bir olayı konu almaktadır. Amerikan ordusunun süper insan, muhteşem asker üretmek gibi bir çabası vardır. Bu çabası sonucunda labaratuar ortamında Formula X isimli özel bir ilaç imal ederler. Askerlerinin üzerinde kullanılan bu ilaçlar hiçte umulduğu gibi bir etki yaratmamıştır. Süper Asker yaratmak amacıyla üretilen bu ilaçlar tam tersi bir etki göstererek insanları zavallı ama bir okadar da tehlikeli zombilere çevirmiştir. Bu sonucu hiç beklemeyen Amerikan ordusu, tesisi kapatarak bölgeyi tamamen terketmiştir. Tabii ki olay bu şekilde sonlanmaz. Bu bölgede hüküm süren Papa Caesar isimli bir mafya babası, bir şekilde ilacı ele geçirmiş ve böldegeki insanları mutantlaştırma operasyonuna girişmiştir. İşte bu andan itibaren duruma el koymak Ajan G isimli karakterimize ve onun sadık iş ortağı Isaac Washington’a kalmıştır. Bölgeye gönderilen ajanımızın artık tek amacı, bölgeyi bu ölü-diri arası canlılardan temizlemektir.
Yazımızın başında da belirttiğimiz gibi oyununun konusu artık neredeyse bu tarz oyunların demirbaşı haline gelen zombilerden oluşuyor. Ancak bu tarz oyunlarda, konudan çok oynanışın önemli olduğunu düşünecek olursak, bu basit hikayeye pek aldanmıyor ve Ya Allah diyerek zombilerle dolu o karanlık bir o kadar da tehlikeli bölgenin içerisine dalıyoruz.




